Salı, Temmuz 17, 2007

Herhangi Bir Gün.

"You can erase someone from your mind.
Getting them out of your heart is another story."


Ne yazsam yahu.
Saat 02:34. Ulaş sıpasının haber vermesini bekliyorum.
...neyse şimdi aradım konuştuk, 13 dakikam var.

Günler şu tercih muhabbetiyle geçiyor günlük. Sen kaç aldın, ben bilmemkaçıncıyım, yahu hedeyi duydun mu süper almış, bilmemkim kötü yapmış yahu ben beklemiyordum. Aha da böyle, başka da bir şey yok.

Neyse efendim bugün buluştuk kızlarla, Kız Ender hariç, Tekirdağ'a staja gitti o. Ben, Betül, Muhittin, Niko, Nur Abla ve Baydaş geldi, Kaç kişi ediyoruz, 6 evet. Oturduk, sohbet ettik, Özlem'le Zehra geç geldiler ama, olsundu ben mutluydum. Güvo'nun işi çıkmasına ve gelmemesine rağmen mutluydum bak o derece. Neyse, 1 saat falan oturduk, sonra Zehra'yla Özlem hastaneye gittiler, Zehra'nın burnu büyük ya, o yüzden. Bu arada ben de perşembe dişimi çektirecem günlük, onun korkusundayım zaten, 4 yıldır ayrılamadığım çürük dişim gidiyor elden, neyse o başka yazının konusu araya girme tamam mı. Neyse onlar gittiler, sonra biz biraz daha gelmeyen Güvo'yu bekledik, Sonra Muhittin Abi abi işim var diyip kaçtı, ne işi var bilmiyoruz. Onun sağı solu belli olmuyor zaten, valla. Ondan sonra Betül Ben Nihal Betül'ün acım ölüyorum dırdırına daha fazla dayanamayıp benim çok sevdiğim bi kumrucu vardı, oraya gittik. Giderken Ulaş sıpasını gördüm, bana ÖSYM tercih formu verdi, canım benim. Kumru yedik, Nihal Peynir olmasın ketçap olmasın mayonez olmasın turşu olmasın dedi, Allah'tan Ekmek olmasına birşey demedi. Ordan çıktık, Kültür Sarayı'nın oraya gittik. Sonra Özlem bizi aradı nerdesiniz diye, işleri erken bitmiş, Kültür Sarayına gidiyoruz dedik, Onlar önce geldi, Zehra'nın babası arabayla bıraktı diye. Sonra oturduk işte beraber orda 1 saat daha, sonra herkesin hediye alacağı tuttu, O hayvan gibi yağan yağmura rağmen böyle üstümüz sırıl sıklam, gittik Sevın Hil'e. İki saat boyunca bedenimize göre tişört aradık. Sımolum utanmıyorum tamam mı. Ben ordan bir tane tişört buldum kendime, güzel de yani, hem sımol hem güzel. Özlem de O arkadaşımıza aldı, Betül de o kuzeni mi ne, ona aldı. Sonra Zehra ile Özlem ayrıldılar, ben Nihal Betül Rodi'ye gittik, bana bi tişört aldılar, özel sebepten, öyle her yerde söylenmez, isteme bunu bidaa benden. Sonra yağmur da durmuştu, 2 gün sonra kahvaltı yapmak üzere sözleştik ve ayrıldık.

Ulaş aradı, draft ediyorum seni, kaybolma bir yerlere, devam edicem.

Geldim. Saat 05:48. Dur seni bitiriyim sonra yatıcam.

Akşam eve geldim, biraz biraz Blog'un şablonuyla uğraştım, html kastım. Sonra Gökhan aradı, aşağıya indik, Elife Abla'nın düğünü vardı, o yüzden ortam rahattı. Yan siteye gittik, Merve'nin Van'daki son günüydü. Neyse, doya doya güldük, eğlendik, Merve de hoş kız iyi güzel, çok da seviyorum, ama her boka gülüyor yahu. Neyse gülsün yazıktır, Burcu kadar olmasa da yakışıyor gülmek. Sonra efendime söyliyim gece düğün bittikten sonra Aşkın geldi, canımızı sıktı, gitmek zorunda kaldık. Merve'yle vedalaştık. Hayırlı yolculuklar şimdiden Merve sana.

İşte bir gün de böyle geçti günlük.
Uğrarım ben ara sıra.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home