Perşembe, Ağustos 17, 2006

Umutlar ve Sorumluluklar..


"Ben hayatımda tanıdığım en iyi hocanın garantisini veremiyorum Buğra.."
İdris Hoca'yla sohbet ederken..
Tekrar merhaba.
Bu sıralar boş vakitlerimi büyük kararlar almakla geçiriyorum..
Nasıl anlatacağım bilmiyorum. Giriş gelişme sonuç bilmem ben. Dalıyorum;
Kulağımı deldirdim en sonunda. Küpe takmama karışmayan, fakat kulağımı deldirmeme karşı çıkan ailemin tepkisini göze alarak deldirdim. Mıknatıs kullanmak razatsızlık vermeyi bırakmış, acı çektirmeye başlamıştı... İyi de oldu, şimdi rahatım. Sağlık küpesinin biçimsiz olduğunun farkındayım fakat yakında çıkartacağım. Deldirdiğim yer 6 hafta kalacak diyor, Deldiren arkadaşlarım 1 haftada çıkardık diyor... Ne biçim bir iştir bu ya.. Deldireli 9 gün oldu, çıkarmam an meselesi, haberiniz ola.
İkincisi, düşündüğüm, fakat bu kadar ciddi düşündüğümü kendimin bile tahmin edemediği bir şey oldu. Ösese'ye Van'da tekrar hazırlanacağım. Bunu kendime, sevdiklerime defalarca söyledim. "İdeal" kelimesi benim için lafta kalmamalıydı. Bilgisayar veya Elektronik Mühendisi olacaktım ben. Kendime güvenim şimdiki gibi o zaman da had safhadaydı ve bir piknik günü aileme konuyu açtım. Ailemin 4 büyüğünden birisini arkama almam kararı onlara kabullendirmem için yeterliydi ve Amcam desteğini ve güvenini benden eksik etmedi. Babannem hayatın sahibinin ben olduğunu, kararıma kesinlikle karışmayacağını söyledi. Babam ilk başta pek sıcak bakmadı buna fakat onu da ikna etmeyi başardık. Gerisi benim için çocuk oyuncağıydı..
Çocuk oyuncağı değildi. Asıl işin kolay tarafını atlatmıştım ve bu kararı hayata geçirmek için aşılacak bir engel daha vardı; Ev arkadaşım, ve onun ailesi. Geçmişte yaşadığımız sıkıntıların bu kararda etkili olduğunu ve onu yalnız bıraktığımı düşünebilirlerdi.. Ev arkadaşıma ailemle konuştuğum akşam konuştum. Biraz ani olduğunu kabul edyorum, fakat İnşaat Mühendisliğinin benim için sadece bir kaçış yolu olduğunu düşündüğümü o da biliyordu, kararıma büyük bir destekle karşılık verdi.. Güzel şeyler bunlar.
Sonuncusu bir karar değil, bir sitem. Birşeyleri saklamak istemeyip de saklamak zorunda olmaktan nefret ediyorum, insanların hayatına bu kadar etki edebilecek bir insan olmaktan da. İnsanların beni umursamasını istiyorum fakat aynı insanların benim için üzülmesini istemiyorum. Birisiyle masaya oturduğumda o masadan ikimizin de mutlu olarak ayrılmasını istiyorum fakat bu mümkün olmuyor. Anlatamıyorum. Neyse, Face of Melinda'ya yazmaya çalışayım bunu bu kısıtlı zamanımda.
..Ve ben, bu büyük sorumluluklardan bir nebze uzaklaşmak ve gelecekte yaşayacağımız daha güzel günlerin umuduyla Six Feet Under'da yazmayı bir süreliğine noktalıyorum. Bunun somut bir yararının olacağı tartışılır, fakat piskolojik olarak buna ihtiyacım var. Eminim beni anlıyorsunuzdur.
Sizden dileğim herşeyin tahmin bile edemeyeceğiniz kadar güzel olacağına benim olduğum kadar emin olmanız.
"..I reckon it is time for me to leave.."
Sağlıcakla kalın..
Opeth - The Night and the Silent Water

5 Comments:

Blogger ZoseR dedi ki...

Hımmmm.Öyle olsun bakalım.

Neyse ki bizde göz-ırak davaları pek işe yaramıyor.Paylaşmanın raddesidir bizim değerimiz.Bazen beklentilerini bulamıyorsun umduklarında.Öyle olsun bakalım, bu seferde öyle olsun.

23:14  
Blogger Aslı "TILSIM" Palabıyık dedi ki...

Bloga geri dönüp yazı yazacaksın gibi geliyor bana. Süre vereyim mi? :)

Benim yapamadığımı yapıyorsun. Büyük bir saygıyla iyi şanslar diliyorum sana.

01:56  
Blogger siren dedi ki...

sağlık küpesi dediğin şeyi bir hafta sonra çıkarabiliyosun ama uzun bi süre herhangi bi küpe takma zorunluluğun var o yara iyileşene kadar deliği açık tutmak zorundasın çünkü yoksa hemen kapanıyor üstüne bi daha deldirmek zorunda kalıyorsun. ben de bu sene zorunluluktan deldirdim ordan ilgimi çekti.
ama tabii alerjin vs. özel durumun varsa bilmiyorum.

15:00  
Blogger Mitican dedi ki...

Tansu/ Gerçekten de göz ırak davaları işe yaramıyor abi... Gerçekten..

Aslı Abla/ Evet, yazı yazacağım, yaptığım çok saçma geliyor şimdi bana, yazacak çok şey varken böyle bir kısıtlama getirmek kendime, ve sevdiklerimin yaptıklarından ötürü tasvip etmediğim şeyin bir benzeri şimdi bu yaptığım. Salakça yani.

Calincia/ Yok, sürekli küpe takmak sorun değil, hatta küpe denerken anlığına açık kalınca kardeşime "La çabuk tak küpeyi delik kapanacak" diye soracak kadar bu konuyu büyütüyorum. Fakat o sağlük küpesi denilen altından bozma hede..gıcık ya.. Neyse 11 gün sonra dayanamadım çıkardım küpeyi. Şimdiki daha güzel, kıha. Bir de küpeyi kendim takabilmeyi öğrenebilsem.. :/
Bir de bu aralar siyah kalın halka küpe bulamıyorum ya, gümüş olacak ucu. Bir de büyükşehir olacak diyorlar, istediğim küpe bile yok. ühü.

18:10  
Blogger Ahmet Kamil Keleş dedi ki...

Bu saatten sonra üniversite sınavına tekrar girmek gerçekten çok cesur bir karar. Ailenin neden karşı çıktığını anlayabiliyorum.

İdeallerinin peşinde koştuğun için seni tebrik ediyorum.

14:31  

Yorum Gönder

<< Home