Hasat Zamanı

Gök o gök, fakat ayışığı o ayışığı değil.
Irmak o ırmak, fakat su o su değil.
Mevlana
"..Sevmiştim bir kere.
Gözlerin karanlığından gönül aydınlığına ulaşan bir yüce sevgi içre sevmiştim. Akşamın kanatlarındaki titrek gönüllerden tutun da, turnaların gökyüzüne düşen gözyaşlarındaki sümbül oyalarına kadar sevmiştim. Oysa sevgi pınarlarım kurudu Makber Gülüm; artık gönül aydınlığıma yıldız yağmurları çiselemez oldu. Sevginle örülmüş binlerce hücre iliklerime kadar yayılmıyor, acılar nabız yollarından damarlarıma ilerliyor. ne senli yolları hatırlıyor, ne de kararan bahtımın inceliğine meftunluk sürdürebiliyor.
Halbuki;
.."
Canım sıkılıyor. Birşeyler yazmam gerek.
Ama hiç çekemem depresif yazıları, hele de bu durumdayken.
Saat 20.34. Günlerden Pazar. Gökhan’lardayım. Aslında internet kafeye gidip yazacktım, Seçil’e gösterecektim sonra, ondan da bahsedecektim. Ama hem Gökhan, hem de benim kendi üşengeçliğim engelledi gitmemi.
Yarın Sınav vardı, ya da şöyle söyleyeyim, ben yarın olmalıydım. Fakat dün oldum, haftasonlarıyla birlikte. Pazartesi günü rahatça uyuyabileyim diye. Burnumun akıntısına ve sahip olamadığım peçetelere karşı özlemime daha fazla dayanamayıp da yarım saat erkenden çıkmasaydım çok iyi yapabilirdim.. Şimdi git Seçil’e köfte ısmarla. 2-2 olacak durum. Tam emin değiliz tabi, Seçil daha girmedi sınava.
Bu sıralar sahip olduğum en büyük zevk canımın sıkkın olduğu zamanlarda eve giden yolu uzatıp A Natural Disaster albümünü açmak ve tekrar tekrar dinlemek.. Nedense her seferinde Yolda Burcu’yu görüyorum, her seferinde de Flying denk geliyor onu gördüğümde, garip.
Burcu; son günlerde hayatımdaki isimlerden en yoğun olarak kalbimden geçeni. Ya da şöyle söyleyeyim, bugüne kadar Burcu olarak değil de “Hayatımda gördüğüm en güzel kız” olarak anıyordum kendisini, Ama Azer’e sordum bugün, söyledi adını. Hatta 6 kelimelik bir diyalogumuz bile oldu, aynı küpeden takmışız diye, ne diyosun sen.
Sınava girerken Yusuf Hoca’nın yanına gittim. Hocam hangi sınıfta derste gireyim, 403.. İyi güzel, zaten kendi sınıfımda girmek istemiyordum, maksat farklı yerlerde sınava girmeye alışayım.. Neyse.
Git 403’e, en arka sıraya otur. Tam sınav başlayacak, Burcu da gelmez mi sınıfa.. Zaten onu gördüğüm anda sapıtıyorum, elim ayağıma dolaşıyor.. Sen şimdi gir sınava..
Bu arada; şimdi aranızdan bazı arkadaşlarımız “Ulan Melinda hakkında atıp tutuyordun o kadar, nooldu la düdük” diyebilir. Fakat benim daha fazla yapabileceğim yok arkadaşlarım. Melinda beni sevmiyor artık. “Beni bekleme” dedi, sanki otobüs bekliyoruz anasını satayım. “Sen git beni sonra babam getirecek, geç kalmam merak etme.” "8 yıl var daha acele etme sen.." Ne lan bu?!
Ama sorun şurdadır ki, Burcu’ya karşı duyduğum hissiyatlar en temizindendir. Kucağına aldığın bebeği sevgiden sıkarak öldürmek isteyecek cinsten. Melinda’ya karşı şu anda hak etmese bile sadakatim var maalesef. Ayrı olsak bile. Yok yok aslında, Melinda'ya değil, yaşadıklarımıza. Ama zaman neyi gösterir bilemem. "Nereye kadar" derseniz, "Gücüm yetene kadar" derim arkadaşlarım. Sandığınız kadar kolay değil öyle her şey.
Garip bir huyum var demiştim ya bilmem ne kadar süre önceki yazımda. İnsanlarla kuracağım geleceğe bir anda kararımı veriyorum. Tüm varsayımlarım da doğru çıktı, bir kişi haricinde, ondan da pişman olmadı Mitican, çünkü o olmasaydı Burcu da olmazdı, anladın sen.
Ha bir de Yazgı diye bir eleman var. Sağlam elemandır, aramız iyidir bilemmne de, ikidir Zırtçı Emre geliyor karşıma, “Yazgı sağlam ayakkabı değil, uzak dur ondan, haberin olsun bak” gibisinden konuşup gidiyor. Tamam kız sağlam ayakkabı değil de biz de nikahımıza almayacağız ki? :/ Ama Yazgı’ya güvenim daha da arttı, Emre ne diyorsa yalandır çünkü.
Seçil “Benden bahsedeceksin değil miiiüü?” dediği için biraz önce Msn’de, buradan kendilerini anıyorum,
dün de doğumgünü idi, iyi ki doğdun tekrar.. Selamlar olsun sana.
Gelecek bölümde;
Buğra Burcu’yla tanışabilecek mi?
Merve Kuzen’iyle ağız tadıyla bir sohbet edebilecek mi?
Yazgı yüzünden dayak yiyecek mi? -Gökhan’la bu anda güçlerini birleştirmeleri olası Buğra’nın, kendisinin yalancısıyım valla, bölümün aksiyon dolu olması muhtemel- -Burcu’nun abisi de her an konuk oyuncu olarak karşımıza çıkabilir-
Köfte’yi kim yiyecek?
Alper'i Kurban Bayramı'nda Van'a gelecek mi?
Gökhan’ı doğumgünü’nde ne gibi süprizler bekliyor?
..ve Melinda yaptığı Klavye’liğin farkına varıp Buğra ile konuşacak mı?
sorularının cevaplarını bulabileceksiniz..
-Son sorunun cevabını gelecek bölümde bulabileceğimize söz veremem, Klavye sonuçta-

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home