Cumartesi, Şubat 03, 2007

Devotion Eludes

I am awaiting the sunrise
Gazing modestly through the coldest morning
Once it came you lied
Embracing us over autumn's proud treetops
I stand motionless
In a parade of falling rain
Your voice I cannot hear
As I am falling again
Devotion eludes
And in sadness I lumber
In my own ashes
I am standing without a soul
She wept and whispered: "I know..."
We walked into the night
Am I to bid you farewell?
Why can't you see that I try
When every tear I shed
...Is for you?


Garip bir şarkıdır To Bid You Farewell.

Ne kadar kötü olursam olayım,bu şarkıyı dinlediğim ana kadardır sahip olduğum o kötü hal. Bir anda içim anlatılamaz bir hissiyata bürünür, içim gıcıklanır, tüm o kötü geçmişi, tüm "keşke"leri unuturum, 11 dakikanın her bir saniyesi boyunca..

11 dakikalık bir Siesta'dır To Bid You Farewell. Kabus görmediğim bir uykudur resmen, şarkı bittiğinde umutla dolu bir şekilde çıkartırım i-pod'un kulaklıklarını. Her şey daha güzeldir, hiç bir şeye tercih edilemez bu duygu.

Hani programınızda boş bir ara vardır, yarım saat sonra izlemeniz gereken bir dizi, buluşmanız gereken bir insan, aramanız gereken bir kişi, veya çalışmanız gereken bir ders vardır. Yapmanız gereken bir şey yoksa o an, dinleyebileceğiniz en kötü şarkıdır To Bid You Farewell. Çünkü hayata geri döndüğünüzde, yani "Resurrection" hadisesi meydana geldiğinde, bir bakarsınız ki, en son saate baktığınız andan itibaren bir saat geçmiş. Öyle bir şarkıdır bu.

Hani sabahın saat 7.00'sidir, gitmeniz gerken uzun bir yol, yağan lapa lapa kar, yanınızda hiç bir yol arkadaşınız yoktur ya; o an sahip olabileceğiniz en iyi arkadaştır To Bid You Farewell.

Ama konserde çalmamışlardır, sitem ederim Mika'ya, o ayrı.

3 Comments:

Blogger Ahmet Kamil Keleş dedi ki...

Çok güzel bir şarkıdır... Ama neden bilmiyorum, çok fazla sevmiyorum artık bu şarkıyı. Kötü şeyler hatırlattığı için belki.

Nectar'ı ve The Night And The Silent Water'ı çok daha fazla severim. Belki de hem çok güzel olup hem de bana henüz kötü şeyler hatırlatmadıkları için..

21:57  
Blogger Mitican dedi ki...

The Night And The Silent Water Akerfeldt'in ölen babası için yazdığı, ve bunun için pek sevmediği bir parça, tabi biz bayılırız, o ayrı..
Şu senin içindeki "Çok güzel olmasına rağmen kötü şeyler hatırlattığı için şarkıyı sevmeme hissiyatı" benim için de Face of Melinda'da var Ahmet.

edit.Ölen Babası için değil, ölen dedesi için yazmış Mika The Night and The Silent Water'ı. Peki Mika'nın babası öldü mü? Onu bilmiyorum işte.

16:28  
Blogger Ahmet Kamil Keleş dedi ki...

Tam "Hayır, dedesi için." diyecektim ki edit'ini gördüm. Babası yaşıyor mu ben de bilmiyorum, umarım yaşıyordur.

16:50  

Yorum Gönder

<< Home