Cumartesi, Nisan 14, 2007


Sır saklamasını bilen bir insanım.

Midas'ın hikayesini bilir misiniz?
Ben de bilmezdim..
Dün Yazgı anlattı.

İçimde çok sır var.
İyi, kötü.
Yerli, yersiz.
Gerekli, gereksiz.
Önemli, önemsiz.
Anlatamıyorum kimselere.
İstersem anlatamaz mıyım?
Hayır.
İçimde kalmalı.
İçimde kalmalı ki o cehennemi yaşamayayım..

"Vicdan azabı, insanın içinde bir cehennemdir"
Byron

Bu seferki hepsinden farklı fakat.
Bu seferki gençlerin laf olsun diye aralarında paylaştığı sırlardan değil.
Ölüm var sonunda.
Kimsenin bilmemesi gerek.
Benim unutmam gerek.

"...
Senin gibi çok yabancı gelip geçer buradan.
Bağırlara basılan ufak tefek taşlar yuvarlanır ara sıra buraya..
En kralı bir gece kalır
O da sallana sallana..

Ertesi gün;
Rüzgar alıp götürür.
Sabahın yalancı umuduyla..
Ben yine kalırım bir başıma.
Bastığım taş, beni taş etmiştir
Kendi bağrımda.
Kaldıramaz artık beni,
Hiçbir rüzgar
Hiçbir yalancı umutla.
..."


Anathema - Forgotten Hopes

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home